Bitmeyen Tezgah

Soykırım, 1948 tarihli Birleşmiş Miletler (BM) Sözleşmesi ile düzenlenen uluslararası bir suçtur. Soykırım, bu sözleşmede “ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel bir grubun kısmen veya tamamen gerçek kişiler tarafından kasten ortadan kaldırılması” olarak tanımlanmıştır.

- ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARINDA NİÇİN GERÇEK KİŞİLER DEĞİL DE TÜRKİYE SUÇLANIYOR?

Kişilerin değil Türkiye’nin soykırım yapmakla suçlanması hukuk dışı bir önyargıdır. Bu önyargı, aynı zamanda bir tür “nefret suçu” özelliğindedir kaldı ki tarihin akışı içerisinde olaylara bakıldığı zaman o zaman devleti yöneten kişiler nezdinde de bir soykırım yoktur.

Bütün bunlar ortada iken yıllardır ülkemize karşı sinsi, haince oyunlar oynanmaktadır. Ermeni tarafı kendi tezlerini 3 T başlığı altında topluyor, Tanınma, Tazminat ve Toprak Talebi.

Bununla ilgili çok ciddi çalışmalar yapıyorlar ve uluslararası arenada ülkemizi güç duruma düşürmek için çok planlı bir şekilde çalışıyorlar biz ise maalesef herhangi bir ülke Sözde Soykırımla ilgili bir aksiyon aldığı zaman konuşmayı tercih ediyoruz ülke olarak tabiri caizse daha çok savunma pozisyonunda kalıyoruz oysa tezlerimiz o kadar güçlü ki bu konuda savunmada kalmamızı gerektirecek bir durum söz konusu değil.

İvedi olarak devlet eliyle Ermeni Araştırmaları yapan güçlü, sağlam bir enstitü kurulmalı ve bu enstitü tezlerimizi bütün dünyaya anlatmalıdır.

Fransa 24 Nisan’ı ‘Sözde Ermeni Soykırımını Anma Günü' ilan etti. Bu amaçla hazırlanan kararname Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Fransa’nın aldığı bu karar ne ilk ne de son olacak, değişik zamanlarda, değişik ülkeler karşımıza bu konuyla ilgili sürekli çıkacaklar, biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bu kararı tanımıyoruz ve kınıyoruz.

Büyük Türkiye, Yeni ASAM sloganıyla kapılarını tekrar açan ASAM olarak bu konu hakkında devletimiz tarafından verilecek her göreve hazır olduğumuzu belirtiyor ve Fransa’nın aldığı bu kararı kınıyoruz.