Yemen ve Stratejik Su Yollarının Askerileşmesi

Prof Michel Chossudovsky

“Hint Okyanusu’nda askeri üstünlüğü elde kim tutarsa, uluslararası sahnede başat bir oyuncu olacaktır.” (ABD Donanması’ndan jeo-strateji uzmanı Tuğamiral Alfred Thayus Mahan)

Hint Okyanusu’nda Yemen’in Socotra takım adaları, Afrika Boynuzu’ndan 80 kilometre ötede, Yemen’in güney kıyılarından 380 kilometre ötede yer almaktadır. Socotra adaları, UNESCO tarafından bir dünya doğal miras alanı olarak bir vahşi yaşam rezervidir.

Socotra, Kızıl Deniz ve Aden Körfezi’nin stratejik donanma su yollarının kesişim noktasında yer almaktadır. Bu, ABD ordusu için kritik önem arz etmektedir.

Washington’un stratejik hedefleri arasında, büyük deniz yollarının askerileşmesi yer almaktadır. Bu stratejik su yolu, Akdeniz’i, Süveyş Kanalı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi üzerinden Güney Asya ve Uzak Doğu’ya bağlamaktadır.

Bu, petrol tankerleri için büyük bir transit yoldur. Çin’in Batı Avrupa’ya endüstriyel ihracatında büyük bir pay, bu stratejik su yolu üzerinden geçmektedir. Doğu ve Güney Afrika’dan Batı Avrupa’ya giden deniz ticareti aynı zamanda Aden Körfezi ve Kızıl Deniz üzerinden, Socotra’nın yakınlarından geçmektedir. Socotra’daki bir askeri üs, Aden Körfezi içinden ve dışından geçen savaş gemileri de dahil olmak üzere gemilerin hareketlerini izlemek için kullanılabilir.

“Hint Okyanusu, Orta Doğu, Doğu Asya ve Afrika’yı Avrupa ve Amerika’ya bağlayan büyük bir deniz hattıdır. Uluslararası deniz ticaretini kolaylaştıran dört adet kritik su yolu erişimi bulunmaktadır: Mısır’da Süveyş Kanalı, Cibuti ve Yemen’e sınırdaş Bab-el-Mandeb, İran ve Umman’a sınırdaş Hürmüz Boğazı, Endonezya ve Malezya’ya sınırdaş Malakka Boğazları. Bu “geçiş noktaları”, üzerlerinden geçen devasa miktardaki petrol sebebiyle dünya petrol ticareti açısından kritik önem arz etmektedir.

Deniz Gücü

Askeri bir bakış açısından bakıldığında, Socotra takım adaları, stratejik bir deniz geçit noktasıdır. Dahası, takım adalar, Aden körfezinin doğu çıkışındaki görece olarak geniş bir deniz alanına, Abd al Kuri adasından Socotra ana adasına dek uzanmaktadır. Uluslararası transitin bu deniz yolu, Yemen’in karasuları içerisinde yer almaktadır. ABD’nin hedef, Yemen’den Somali kıyılarına dek Aden Körfezi denizyolunun tümünü denetlemektir.

Socotra, Amerika’nın en büyük denizaşırı askeri tesisleri arasında yer alan Diego Garcia donanma üssünden 3000 km kadar uzaktadır.

Socotra Askeri Üssü

2 Ocak 2010 tarihinde Başkan Saleh ve ABD Merkez Kumandanlığı komutanı General David Petraeus, kapalı kapılar ardında yüksek düzeyli tartışmalar için bir araya gelmişlerdir.

Saleh-Petraeus toplantısı, medya tarafından 253 no’lu Northwest uçuşuna yönelik olarak önlenen Detroit Christmas bombalı saldırısına zamanında verilmiş bir yanıt olarak sunuldu. Bu, geçici bir şekilde planlanmıştı; amacı ise “Yemen topraklarında Amerikan dron ve füzelerinin kullanımı” da dahil olmak üzere “Yemen’deki El Kaide’ye karşı” gerçekleştirilen terörle mücadele girişimlerini koordine etmenin bir aracı olarak sunulmuştu.

Bununla birlikte, birçok haberde Saleh-Petraeus toplantılarının amacının ABD’nin Yemen’e askeri müdahalesini yeniden tanımlamak olduğu teyit edildi. Buna, Socotra adasında tam teşekküllü bir askeri üs kurulması da dahil. Yemen devlet başkanı Ali Abdullah Saleh’in, “bir askeri üs kuracak olan Amerikalılara Socotra’yı teslim ettiği” ileri sürülüyor ve “ABD’li yetkililer ve Yemen hükümetinin, korsanlarla ve El Kaide ile mücadele amacıyla Socotra’da bir askeri üs kurmaya razı olduklarına işaret ediliyor.” (Fars News. 19 Ocak 2010)

Aynadaki Canavar... ABD’nin Askeri Üsler Ağı

1 Ocak günü, yani Sanaa’da Saleh-Petraeus toplantılarından bir gün önce, General Petraeus, Bağdat’taki bir basın konferansı sırasında Yemen’e verilecek “güvenlik desteğinin” 70 milyondan 150 milyon dolara çıkarak iki katından fazla artış göstereceğini teyit etti. Bu da, 2006 yılından beri 14 katlık bir artış anlamına geliyordu.

Yemen’e verilen askeri yardımın bu şekilde iki katına çıkarılması, dünya kamuoyuna, iddia edilene göre Yemen’de El Kaide elemanlarının emrini verdiği Detroit bomba vakasına bir karşılık olarak sunuldu.

Socotra adasında bir hava gücü üssü kurulması, ABD medyası tarafından “Terörizmle Küresel Savaş” kapsamında değerlendirildi:

“Hassas konular hakkında konuşurken isminin belirtilmemesini talep eden üst düzey bir Yemenli yetkiliye göre, yeni programlar kapsamında Saleh ve Petraeus, Amerikan uçaklarının, belki de dronların ve “denizden fırlatılan füzelerin” kullanımına izin vermeye onay verdi – tek koşulla: Yemenliler önceden onay verirse. ABD’li yetkililer, Yemen kıyılarından 200 mil uzakta bulunan Socotra adasının, daha geniş bir yardım programını desteklemek ve Somalili korsanlarla mücadele etmek üzere (Yemen ordusunun yetki alanındaki) küçük bir iniş pistinden tam bir üsse dönüştürüleceğini söylüyor. Petraeus aynı zamanda Yemenli güçlere daha fazla zırhlanmış Humvees gibi temel ekipmanlar ve muhtemelen daha fazla helikopter temin etmeye çalışıyor.” (Newsweek, Newsweek, 18 Ocak 2010)

ABD’nin Donanma Tesisi mi?

Bununla birlikte, ABD’nin Socotra askeri tesisi önerisi, sadece bir hava gücü üssüyle sınırlı değil. ABD’nin bir donanma üssü kurması da planlanıyor.

Socotra’nın donanma altyapısının gelişimi de sırada bekliyor. 2 Ocak 2010 tarihinde gerçekleşen Petraeus-Saleh görüşmelerinden birkaç gün önce (29 Aralık 2009 tarihinde) Yemen’de bakanlar kurulu, Socotra’nın deniz limanı projesinin gelişimini desteklemek için Kuveyt Arap Ekonomik Kalkınma Fonu KFAED’den 14 milyon dolarlık bir krediye onay verdi.

Büyük Oyun

Socotra takım adaları, Rusya ve Amerika’yı birbirine düşüren Büyük Oyun’un parçasıdır.

Soğuk Savaş sırasında Sovyetler Birliği’nin Socotra’da bir askeri varlığı söz konusuydu ve burası o dönemde Güney Yemen’in parçasıydı.

Yaklaşık bir yıl önce Ruslar, Yemen hükümetiyle Socotra adasında bir donanma üssü kurulmasına ilişkin görüşmelerini hızlandırdılar. Bir yıl sonra, 2010 yılı Ocak ayında Patraeus-Saleh toplatışının ardından gelen hafta, Rus donanmasının bir tebligatında “Rusya’nın gemileri için Socotra adasında üsler elde etme planlarından vazgeçmediği” teyit edilmişti. (DEFENSE and SECURITY (Rusya), 25 Ocak 2010)

Petraeus – Saleh arasında 2 Ocak 2010 tarihinde gerçekleşen görüşmeler, Rusya’nın Yemen hükümeti karşısındaki diplomatik açılımlarını zayıflatmak açısından kritik önem arz etmişti.

ABD ordusu, Soğuk Savaş’ın bitiminden beri Socotra adasına zaten göz dikmişti.

Socotra, 1999 yılında, ABD’nin bir sinyal istihbarat sistemi inşa etmeyi planladığı bir alan” olarak seçildi. Yemen’deki muhalif medya kurumları ise, “Yemen yönetiminin, ABD ordusuna hem Socotra’daki bir havalimanına hem de bir limana askeri erişime izin verdiğini” aktardı. Muhalif gazete Al-Haq’a göre, “Socotra’da turizmi geliştirmek üzere inşa edilen yeni bir sivil havalimanı, ABD’nin askeri belirlemelerine göre uygun şekilde inşa edildi.” (Pittsburgh Post-Gazette (Pennsylvania), 18 Ekim 2000)

HİNT OKYANUSU’NUN ASKERİLEŞMESİ

Socotra’da ABD’nin bir askeri üs kurması, Hint Okyanusu’nun daha fazla askerileştirilmesi sürecinin parçasıdır. Beriki; Socotra’yı mevcut yapıya entegre edip bununla bağlantılı kılmayı ve Diego Garcia askeri üssünün Chagos takım adalarında oynadığı kilit rolü güçlendirmeyi içermektedir.

ABD Donanması’ndan jeo-strateji uzmanı Tuğamiral Alfred Thayus Mahan, Birinci Dünya Savaşı öncesinde “Hint Okyanusu’nda askeri üstünlüğü elde kim tutarsa, uluslararası sahnede başat bir oyuncu olacaktır” diyerek üstü kapalı bir imada bulunmuştu.

Tuğamiral Mahan’ın yazılarında söz konusu olan; ABD’nin okyanustaki büyük yollar ve özellikle Hint Okyanusu’nda stratejik kontrol sahibi olmasıydı: “Bu okyanus, yirmi birinci yüzyılda yedi deniz açısından kilit önemdedir. Dünyanın kaderi, bu sularda belirlenecektir.”

Michel Chossudovsky, Ottawa üniversitesinde ekonomi profesörüdür (emeritus) ve merkezi Montreal’de bulunan Küreselleşme Araştırmaları Merkezi (CRG) direktörüdür. Uluslararası düzeyde çok satan bir kitabın da yazarıdır: “The Globalisation of Poverty and The New World Order” (Yoksulluğun Küreselleşmesi ve Yeni Dünya Düzeni). Kendisi Britannica Ansiklopedisi’ne katkıda bulunmuştur; Kuala Lumpur Savaş Suçları Komisyonu üyesidir ve Almanya / Berlin’de Sivil Haklar ve İnsan Haysiyetinin Korunmasına Yönelik İnsan Hakları Ödülü’nü almıştır. Yazıları, 20’den fazla dilde yayımlanmaktadır.

Kaynak: https://www.globalresearch.ca/yemen-and-the-militarization-of-strategic-waterways-2/17460